Malesef ki, her mecrada insan canının hiçe sayıldığı, hesaplaşmanin öbür dünyaya ertelendiği bir cehalet dünyası burası…
Yaşanan zulme kayıtsız kalmayan ve duyarlı davranan sayılı insanların varlığını bilmek bile umut veriyor.
Şirin Payzın da o insanlardan biri olarak konuyla ilgili yaptığı açıklamada doğru yaklaşımda bulunmuştur.
Zulme sessiz kalmayan insanların çoğalmasını ve bir an önce yaşatilan vahşetin,katliamın sona ermesi umuduyla…

Niçin böyleyim, diye soruyorsun, neyi görmedim? Yapamadığım, beceremediğim şey ne? Böyle birine nasıl dönüştüm? Bir kötürümlük, ama kötürümlük dediğinin gerçekte ne olduğunu dahi bilmiyorsun. Bir yıkım duygusu doluyor içine, içinde bir şeyin bozulmuş olduğunu duyuyorsun. Bozulmuş? Nasıl bozulmuş? Bir arabanin, motorun ya da bir aletin bozulması gibi mi? Yoksa bir etin bozulması gibi mi? Bozulan yer neresi? Bunu nasıl onaracağını bilmiyorsun, Onarılabilir mi? Yoksa bu noktayı geçtin mi? Sana öyleymiş gibi geliyor: içinde bir şey onarilamayacak biçimde bozuldu.

Nefret ettiğim bir şey varsa, o da insanların kendinizi berbat hissettiğinizi bildikleri halde neşeyle Hatrinizi sorup iyiyim demenizi beklemeleridir.

Direnmek gerek pek tabi !
İyi bayramlar olur umarım..

Tevi silavên min ên germ.
Bi dileweşî…

Mehmed Uzun’un kendi el yazısıyla yazmış olduğu bu kitap ne kadar kıymetli bir bilseniz..

takejustbreath:

Birgün ölürsem eğer  Yilmaz Güney’i göresim gelmiştir…Tuncel Kurtiz

Yilmaz Güney’den kalma tek işikti.
Hoşçakal halkin sanatçisi..

Kelam, insanın yarattığı en insani varlıktır. İnsan tarafından yaratılan kelam, insanı derinden etkiler, değiştirir. Kelam, insani duygu ve düşüncelerin, haz ve coşkuların, acı ve kederlerin, arzu ve taleplerin duru, temiz, sağlıklı, öz, sade ve yoğun anlatım aracıdır. Kelam, insanın en zor, en sıkışmış dönemlerinde sığındığı mekandır. Kelam, insanı ölüm düşüncesinden, yok olma korkusundan uzaklaştıran gizemli ilaçtır. Kelam, ölüm düşüncesini, yok olma korkusunu heyecanlı bir anlatıya, öğretici bir öyküye dönüştüren ve böylelikle insanın çılgın, tedirgin ruhunu sakinleştiren güçtür. Tıpkı Binbir Gece Masalları’ nın anlatıcısı Şehrazat’ın ölüm karşısında ki kelamı gibi. Şehrazat; hergün bir kızla evlenen ve ertesi gün kızı idam ettiren padişahla evlenip ülkedeki kızların canını kurtarmak isteyen zeki kız; evlendiği ilk gece padişaha bir öykü anlatan ve sabahın ilk ışınlarıyla öyküyü en heyecanlı yerinde keserek, öyküyü ve ölümünü gelecek geceye erteleyen ve böylelikle binbir gece durmadan öykü anlatan bilgili kız; tüm bu geceler boyu bir yandan anlatarak bir yandan da padişahla sevişerek üç çocuk dünyaya getiren, gizemli öykülerin, güçlü kelamıyla padişahın öfkesini, kinini, kırgınlığını şefkate, güzel duyguya dönüştüren güzel anlatıcı.
Evet, kelam; korkan, tehdit edilen, sıkışan, kendisini yok olmanın eşiğinde gören insanın, tarih boyunca-bilinçli ya da bilinçsiz- herkesten daha fazla olarak, sığındığı kutsal mekan..

Kelam, insanın yarattığı en insani varlıktır. İnsan tarafından yaratılan kelam, insanı derinden etkiler, değiştirir. Kelam, insani duygu ve düşüncelerin, haz ve coşkuların, acı ve kederlerin, arzu ve taleplerin duru, temiz, sağlıklı, öz, sade ve yoğun anlatım aracıdır. Kelam, insanın en zor, en sıkışmış dönemlerinde sığındığı mekandır. Kelam, insanı ölüm düşüncesinden, yok olma korkusundan uzaklaştıran gizemli ilaçtır. Kelam, ölüm düşüncesini, yok olma korkusunu heyecanlı bir anlatıya, öğretici bir öyküye dönüştüren ve böylelikle insanın çılgın, tedirgin ruhunu sakinleştiren güçtür. Tıpkı Binbir Gece Masalları’ nın anlatıcısı Şehrazat’ın ölüm karşısında ki kelamı gibi. Şehrazat; hergün bir kızla evlenen ve ertesi gün kızı idam ettiren padişahla evlenip ülkedeki kızların canını kurtarmak isteyen zeki kız; evlendiği ilk gece padişaha bir öykü anlatan ve sabahın ilk ışınlarıyla öyküyü en heyecanlı yerinde keserek, öyküyü ve ölümünü gelecek geceye erteleyen ve böylelikle binbir gece durmadan öykü anlatan bilgili kız; tüm bu geceler boyu bir yandan anlatarak bir yandan da padişahla sevişerek üç çocuk dünyaya getiren, gizemli öykülerin, güçlü kelamıyla padişahın öfkesini, kinini, kırgınlığını şefkate, güzel duyguya dönüştüren güzel anlatıcı.
Evet, kelam; korkan, tehdit edilen, sıkışan, kendisini yok olmanın eşiğinde gören insanın, tarih boyunca-bilinçli ya da bilinçsiz- herkesten daha fazla olarak, sığındığı kutsal mekan..

Aynen öyle işte.

Günümüzde yaşanan zulme ithafen ne de güzel söylemiş !

Günümüzde yaşanan zulme ithafen ne de güzel söylemiş !

Dibe vurduğunu sanıp,bir dip daha olduğunu kesfedebiliyordu insan.

Duygulara kimse karşı koyamaz.  Oradadırlar ve her türlü bastırma girişiminden bağımsızdırlar. İnsan yaptığı bir hareket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur.

Duygulara kimse karşı koyamaz. Oradadırlar ve her türlü bastırma girişiminden bağımsızdırlar. İnsan yaptığı bir hareket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur.

Bu dünyada iz bırakan insanların çoğu, uslu uslu oturmayan, akıllı uslu öğütleri dinlemeyen ve kendi kararlarını kendisi verip, kendi yolunu çizenler gemilerini yapmaktan korkmayanlardır. Yaşam büyük ve güvenli gemilerle sakin bir gezi mi, yoksa kendi teknenizle soluk soluğa bir yolculuk mu olmalı, bunun seçimi size kalmış..

Ger kurmê darê ji darê nebe, zewala darê na be.
Ağacı kemiren kurdu yaratan da ağacın kendisidir.

Bu şehrin (stockholm) tuhaf bir etkisi var üzerimde. Ne zaman Türkiye’deki, yürek atışlarından bile daha hızlı atan hayatın ritmi karşısında bunalsam, gündelik siyasi kısır tartışmaların cenderesinde kendimi soluksuz hissetsem, dedikoduların, birbirini çekemeyen bir yığın insanın küçük hesapları içinde kafam karışsa kendimi bu dingin, huzurlu, sessiz ve güvenli şehre atarım. Üzerimden bir kamyon geçmiş gibi bir süre bulunduğum yere yığılı kalır, sonra buranın bu mevsimde karla kaplı tertemiz havasına kendimi teslim eder, kulaklarımdaki uğultu geçer, yazının büyülü dünyasına dalar, hayal aleminde her şeyden habersiz yaşar giderim..